|
Uzun süredir sizlere kaynak kitap sunamamanın sıkıntısını yaşadım. Zaman zaman ünlü İtalyan ressam, heykelci, mimar, bilgin, LEONARDO DA VİNCİ’nin şu felsefi sözlerini anımsayarak kendimi avutmaya çalıştım; "Nasıl yapılacağını öğrendiğim an, nasıl ölmekte olduğumu farkettim." Bir yanda her geçen gün bilgi ve deneyim kazanımı, diğer yanda su gibi akıp giden zaman. Evrensel zamanın sonsuzluğu yanında, insan ömrü pek çok işi yapmaya yetecek kadar hem uzun, hem de bazı işleri yapmaya yetmeyecek kadar kısa. Bu nedenle ömrün son çeyreği, ilk üç çeyreğinde öğrendiklerimizi ve yaptıklarımızı yazmak için en uygun zamandır.
İnsanın öncülük ve önderlik ettiğine inandığı bir konu varsa, bilgi ve deneyimini aktardığı bir kitabı da olmalıdır. Minik bir kitapçık bile yaşamında yüklendiği görevi belki de sonsuzluğa taşıyan, orada yankılanmayı sürdüren kalıcı bir "eser" olacaktır. Kitap, hala bilgilenmenin en etkili ve köklü aracıdır. Bilgiler paylaşıldıkça tıpkı sevgi gibi gelişme ve çoğalma imkanı bulur.
Ayak yaralarının, şeker hastalarında görülen diğer komplikasyonlardan önemli bir farkı vardır. Onları önlemek için düzenli ilaç tedavisi, diyet ve egzersiz dışında hastaların yapacağı fazlaca bir şey olmadığı halde, ayak komplikasyonuna karşı ilaç tedavisi ve diyet dışında da bilinmesi ve yapılması gereken çok şey vardır.
İşte bu kitap, şeker hastalarının eğitim ihtiyacı göz önünde tutularak hazırlanmıştır. Tedavi ve eğitimden sorumlu hekimler, hemşireler, şeker hastalarının tedavi ve bakımında görev alacak tüm sağlık elemanları, hasta ve yakınları bu kitaptan yararlanabilirler.
Kitapta, şeker hastalarında ayak yaralarına yol açan ana bozukluklar üzerinde durulmuş, bu bozuk zeminde yarayı başlatan çeşitli etkenler resimli örneklerle gösterilmiştir. Günlük ayak muayenesi, ayak bakımı ve ayak sorunlarına yol açan erken bulguların anlatıldığı "Hasta Eğitimi" bölümü, kitabın en önemli bölümüdür. Ayaklarında henüz hiçbir sorun yokken, şeker hastalarının bu bölümü tekrar tekrar okumalarını öneriyorum. Hastalığı önlemenin bedelinin, tedaviye göre her zaman daha az olduğunu, ayrıca önlemenin daha insani ve çağdaş bir yol olduğunu da asla unutmamak gerekir.
Diyabetik ayak yaralarının baştan sona her aşamasının resimlenebilme özelliği vardır. Pek çok dilde resimli "Diyabetik Ayak Atlasları" hazırlanıp eğitimde bunlardan yararlanılmaktadır.
Resimli olguları seçerken diyabetik ayağın gerçek yüzünü gösteren, anlatmak istediğim bilgileri, vermek istediğim mesajları taşıyan örnekler olmasına özen gösterdim. Diyabetik ayak yaraları birbirinden çok farklı "klinik tablolar" gösterir. Resimler diyabetik ayak yaralarının aynasıdır, olguları bugünlere, geleceğe taşıyan en güvenilir kalıcı belgelerdir. Resimlere "gören gözlerle" bakmasını bilirsek; ayak yaralarının kıyamet gününü andıran zor ve ümitsiz günlerini, uzun ince bir yolda "sırat köprüsünden geçişi andıran iyileşme sürecini", tedavinin sonuçlarını, gerçek boyutlarıyla görebiliriz. Resimlerin diyabetik ayağı çok iyi anlattığına inanıyor, bu yüzden resimlere çok önem veriyorum.
Kitabın son kısmında, Sorular ve Cevaplar bölümü yer almaktadır. Bu bölüm okuyucunun, öğrendiklerini sınaması amacıyla hazırlanmıştır. Soru okunduktan sonra okuyucunun bu soruya kendi kafasında cevap araması ve sonra kitaptaki cevapla karşılaştırmasının yararlı olacağına inanıyorum.
Şeker hastalarının ayak yaraları gibi, ne yapılacağı pek bilinmeyen, tedavinin her aşamasında aşılması güç engellerin çok olduğu bir konuda, 25 yılım ayağa hep "dost gözüyle bakarak" onu doğru anlamaya ve anlatmaya çalışarak geçti. Her zaman, çağdaş ve doğru hekimlik hizmeti vermenin sorumluluğunu ve onurunu taşıdım. Şimdi, her satırına bu birikimleri aktarmaya çalıştığım bir kitap yazmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Prof. Dr. Muzaffer ALTINDAŞ
|